ASKERİ STRATEJİNİN TEK ADRESİ

Sitemiz askeri strateji ve taktik üzerine kurulmuştur.
 
AnasayfaAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 1066 Hastings Meydan Muharebesi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
onur
MAREŞAL / BAŞKOMUTAN
MAREŞAL / BAŞKOMUTAN
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 04/09/08

MesajKonu: 1066 Hastings Meydan Muharebesi   Perş. Eyl. 04, 2008 12:57 pm

1066 Hastings Meydan Muharebesi

1066 yılında Britanya Adası'nda Sakson İngiliz Kralı Harold ve Normandiya Dükü William arasında yaşanan Hastings Meydan Muharebesi, dünya tarihinin gidişatını tek başına etkilemiş en önemli muharebelerden biri olması dolayısıyla ilgiyi hakeden bir askeri olaydır. Bu muharebenin sebepleri, muharebenin gelişimi ve çok önemli sonuçları ile ilgili pek bir Türkçe yazı bulunmadığını görerek bu yazıyı hazırladım. Yazı, Paul K. Davis imzalı 100 Decisive Battles isimli kitaptan alınmış ve tarafımdan Türkçe'ye çevrilerek burada yayınlanmıştır.

Muharebe Öncesi Durum

1066 yılının Ocak ayında İngiltere Kralı Edward öldüğünde, yerine kimin geçeceği hala tartışma konusuydu. İngiliz asillerinden ve dini liderlerden oluşan witan isimli konsey, Harold Godwinsson’u kral olarak atadı. Çünkü asiller arasında en güçlü oydu, hem de kızkardeşi Edward’ın karısıydı. Ayrıca Edward ölüm döşeğindeyken açık şekilde Harold’u varisi olarak atamıştı. Aradan çok zaman geçmeden Manş’ın öte yakasından bu karara meydan okuma gelmişti. Normandiya Dükü William, Edward’ın kendisini yıllar önce varisi olarak atadığını iddia etmişti. Edward, kral olmadan önce Normandiya’da 30 yıl kalmış ve burada kaldığı uzun süre boyunca Norman etkisi altında kalmıştı ve tahta geçince de Norman toplumunun bir çok özelliğini İngiltere’ye tanıtmıştı. Yıllar önce Kuzey Fransa’da iken Harold, William’ın taht mücadelesini destekleme kararı almıştı. Ama witan şimdi bunu önemsemiyordu ve Harold onların kararına uymak üzere hazırlanmıştı. William taht iddiasını zorla kabul ettirmek için İngiltere’yi istila etmeye karar verdi. Bu taht kavgasını daha ateşlendiren olay ise Harold’un kardeşi Tostig’in de taht iddiasında bulunması ve Norveç Kralı Harald Hardrada’nın desteğini almasıydı.

İngiltere’ye yapılan Norman istilasını anlatan kaynakların hepsi Norman bakış açısını yansıttığı için kimin haklı olduğunu bilmek imkansız. William, Papa 2. Alexander’ı Harold’ın kiliseye bağlılığı hakkında iftiralarla ikna etmişti. Harold’un kiliseye bağlılığı tartışılmazdı ama buna rağmen Papa’nın neden Harold’u dinlemeden William’ın iddiasını kabul ettiği bilinmiyor. Ama kilisenin bu istilayı onaylaması, Kuzey Fransa’daki asiller arasında William’a katılmaları açısından büyük etki yaratmıştı. 1066 baharı ve yazı boyunca William istila ordusunu hazırladı.
Harold’un tahtını savunmak için yaptığı ilk mücadele, müttefiki olan Vikingler ile 1066 Mayıs ayında Wight Adası’nı işgal eden Tostig’e karşı olmuştu. Haziran ayında İngiltere’nin doğu kıyılarının ortasına çıkmıştı. Ancak burada Mercia’lı Edwin tarafından mağlup edilerek İskoçya’ya kaçmıştı. Burada Hardrada tarafından getirilen ve 18 Eylül’de İngiltere’nin kuzeyine çıkan orduyu karşılamış ve beraber Gate Fulford muharebesinde yerel bir kuvveti mağlup etmişlerdi. Kuzeyden yapılan bu saldırı Kral Harold ve ordusunu çok zor duruma düşürmüştü.

Harold’un ordusunun ana kuvveti Housecarl(İskandinav asillerinin muhafız birliklerine verilen isim) birlikleriydi. Bunlar zincir zırh ve Viking usülü uzun saplı baltalar(skeggox) ile silahlanmış iyi eğitimli ağır piyadelerdi. Diğer destek gücü ise fyrd birliklerinden yani milislerden oluşuyordu. Savaşabilecek yaşta olan tüm erkekler fyrd birliklerine dahildiler ve yılın belli bir döneminde askerlik yapmaları zorunluydu. Housecarl birlikleri ise profesyonel askelerdi. Yine de fyrd birlikleri horgörülmemeliydi. Son 200 yıldır İngiltere’yi Viking saldırılarında karşı koruyorlardı ve savaşmasını biliyorlardı. Harold, William’ın Fransa’da bir istila ordusu hazırladığını ve Tostig’in de Wight Adası’na çıktığını öğrenince fyrd birliklerini göreve çağırmıştı. Onları William’ın istilasına karşı silahlandırıp İngiltere’nin güneyinde toplamıştı. Ancak Tostig ve Hardrada’nın saldırısını haber alınca onların üstüne yürümüştü. Yaklaşık 5 gün içinde 300 km yol katederek 25 Eylül’de Stamford Bridge’e(York şehrinin 14km kuzeydoğusu) varmış ve onlarla muharebeye tutuşmuştu. Tostig ve Hardrada’nın ikisi de bu savaşta öldürülmüştü. Hardrada’nın oğlu da bir daha asla İngiltere’ye saldırmayacağına yemin etmişti. Bu muharebeyle İngiltere’nin bağımsızlığına yönelik İskandinav tehdidi sonlanmıştı. Ama Harold’un ordusu hem iyi askerler, hem de güç kaybetmişti. 1 Ekim’de ise Harold, William’ın İngiltere’ye çıktığını haber aldı.



(Tostig'in Wight Adası'na çıkmasından, Hastings Muharebesine kadar geçen dönemde yaşanan olayları gösteren harita. Özellikle Harold'un ordusunun önce kuzeye sonra da güneydeki Hastings'e kadar katettiği mesafe göz önüne alınırsa, ordusunun yorgunluğu daha iyi anlaşılır. - HARİTAYI BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ.)

Uzun bir süre uygun rüzgarları bekleyen Norman ordusu, sonunda İngiltere’nin güney sahiline ayak basmıştı. William, Wight Adası’na çıkıp burada bir harekat üssü kurmaya niyetlenmiş olsa da, Normanlar’ın zayıf denizcilik kabliyetleri ters esen rüzgarlarla başedememişti. Sonuçta William’ın ordusu en güney bölgede Pevensey civarına inmişti. Bir kaç gün boyunca bölgeyi yağmalayan William, ordusunu Hastings’e yönlendirdi. Yolda az daha York’tan yeni dönmüş olan Harold’un ordusuyla -gerçek manada- birbirine gireceklerdi.

Muharebenin Gelişimi

Harold’un ordusu yeni bir cebri yürüyüş ile Londra’ya vardı. Harold burada adamlarını dinlendirip, orduya yeni askerler aldı. 13 Ekim’de Harold’un ordusu, William’ın ordusunu tepeden gören Senlac Tepesini ele geçirdi. Fyrd birliklerinden bir kısmı kuzeye gidip Stamford Bridge Muharebesi’nde savaşmış, bir kısmı da güneyde kalıp Normanlar’la savaşmıştı. Her iki durumda da askerlik görevini tamamlayan bir çok fyrd evlerine geri dönmüştü. Sonuçta Harold’un elinde istediği kadar adam yoktu ve olanlar da çok yorgundu. Ama baskın unsuru kendi lehlerindeydi. Çünkü William’ın beklediğinden çok daha kısa sürede adeta sihirli bir şekilde karşılarında belirivermişlerdi. Günün ilerleyen saatlerinde muharebeye tutuşmak yerine, iki tarafta ordugahlarını kurup sabahı beklediler.

Harold adamlarını tepeye kuvvetli bir hat halinde dizmişti. Hattın kanatları geriye doğru kıvrılmıştı. Normanlar’ın asıl muharebe gücünün süvari olduğunu bilen Harold, daha iyi bir konumda olamazdı. Adamları yakın dövüşe alışıktı ve neredeyse bozulamaz durumda olan kalkan duvarları(Saxon kalkan duvarı) tepenin aşağısından kendilerine yapılacak her türlü süvari hücumunu geri püskürtecek güçteydi. Ne kadar kuvvetli olursa olsun hafif dik olan bu tepenin yamacına varan her süvari birliği kendini dezavantajlı bir durumda bulacaktı. Harold’un elindeki kuvvet 2000 housecarl ve 5000 milisti. Bazı kaynaklar (Fuller, Batı Dünyasının Askeri Tarihi, sayfa. 373–374) milis sayısını 2000 ve 3000 arası olarak belirtirler. Bu savunma hattını, disiplini bozmadan korumak Harold’un en zor işi olacaktı.

Norman Ordusu’nda 2000 süvari vardı. Bunlar çoğunlukla asiller ve ekonomik durumu iyi olanlardı. Metal miğferler ve zincir zırh ile kuşanmışlardı. Norman savaş taktiklerine son dönem etki eden şeylerden biri de üzengiydi ve süvarinin düşmana karşı ağır mızrağını kullanırken atında sabit kalmasını sağlıyordu. William’ın amacı İngiliz Ordusu’nu açığa çekmek ve süvarisini etkili şekilde kullanmaktı. Harold’un amacı da tam tersine, tepede kalıp süvariyi etkisiz kılmaktı. William’ın ordusunun geri kalanı 3000-5000 kişi kadardı ve İngiliz Ordusu’nu andırıyordu. İngilizler’in aksine balta yerine kılıç kullanıyorlardı. Ayrıca mızrak da fırlatıyorlardı ve okçularla desteklenmişlerdi. Hastings Muharebesi, ok ve yayla birlikte, arbaletin ilk olarak kullanıldığı muharebe olmuştur.



(Muharebe öncesi iki tarafın dizilimi. William ordusunun önünde okçular, onların arkasında piyade ve en arkada da süvari birlikleri var. William'ın ordusunun sağ kanadında Fransızlar, merkezinde Normanlar ve sol kanadında Bretonlar(Fransa'nın Brittany bölgesinin halkı) bulunmakta. William'ın süvari ve piyadesiyle yaptığı taarruz ve İngiliz karşı taarruzu görülmekte. - HARİTAYI BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ.)

Muharebe öğlene doğru Normanlar’ın okçularını 200 metre kadar öne çıkarmasıyla başladı. Okçular burada etkisiz kalmıştı. Atılan okları ya İngilziler’in üzerinden aşmış, ya da kalkanları tarafından engellenmişti. Durum böyle olunca piyadeler ileri çıkarıldı. Ne piyadelerin, ne de süvarilerin ilerlemesi İngiliz kalkan duvarı üzerinde bir etki yapmamıştı. Ancak bu birliklerin geri çekilmesi sırasında disiplini düşük bazı fyrd birlikleri peşlerine takıldı. Böylece Harold’un ordusunun kaleyi andıran ön cephesi zayıfladı. Bu sırada William’ın öldüğü haberi Normanlar arasında moral bozukluğuna neden oldu. Bunun üzerine William miğferini çıkararak kendisini askerlerine gösterdi ve onları yüreklendirdi. Norman birliklerini tepeden aşağıya takip eden milisler kendilerini kısa sürede çevrilmiş halde buldular ve imha edildiler. İngilizler hatlarını sıklaştırdılar ve William’ın süvarisinin yaptığı yeni taarruzları püskürttüler.

Harold’un yerinden kıpırdamayan housecarl birliklerini yaramayan William, son çare olarak aldatma taktiğine başvurdu. Adamlarına telaşlanmış gibi davranmalarını söylerek, sahte ricat emrini verdi. Bu seferki durum bir çok İngiliz milisini cezbetti. Belki geri çekilen Normanlar’a hemen son darbeyi vurmaya niyetlendiler, belki de artık savunma yapmaktan bıkıp taarruza geçme istekleri ağır bastı. Sebep ne olursa olsun, Harold onları durduramadı ve ve askerlerinin büyük kısmı Normanlar’ı yokuş aşağı takip etmeye başladı. Bu onları William’ın istediği gibi açık araziye çıkarmıştı ve şimdi süvarisi işini kolayca yapabilirdi. William’ın birlikleri geri döndüler ve takip halindeki İngilizler’e taarruz ettiler. İngiliz milisleri bu taarruza dayanamadı ve imha edildi. Ancak Harold hala Senlac Tepesi’nde en iyi adamlarıyla duruyordu.




(Harold'ın milis birliklerinin geri çekilmesi ve William'ın topyekun hücumu. Normanlar'ın kaçan İngilizler'i takibi. - HARİTAYI BÜYÜTMEK İÇİN ÜZERİNE TIKLAYINIZ.)

William bir kez daha okçularını ileri sürdü. Okçularına karşı ateş gelmeyecekti çünkü İngilizler’in elinde okçu birliği yoktu. İngilizler kalkanlarının arkasına gömüldüler ancak şans eseri oklardan birisi aradan geçip Harold’un gözüne saplandı ve onu öldürdü. Bu olay İngiliz moralini kırdı ve milisler savaş alanını terkettiler. Geriye sadece yorgun housecarl birlikleri kalmıştı. William bütün birliklerini ileri sürdü. İngilizler’in geri çekilmekten başka şansı yoktu. Karanlık çökerken tepe Normanlar’ın eline geçmişti.

Sonuçlar

William’ın ordusu önce Hastings’i, sonra Dover’ı ele geçirdi ve Londra’ya yürüdü. Muharip birliklerin çoğu Harold’a muhalif olduğu için karşılarına ciddi bir mukavemet çıkmamıştı. Londra’yı ele geçirdiğinde karşısında kendisinden nefret eden bir halk buldu ve kısa sürede onların nefretini daha da artıracak icraatlar yaptı. Witan’ı kendisini kral ilan etmesi için zorladı sonra da tahtın sahibi olduğunu ilan etme hareketine girişti. Normandiya’dan daha fazla birlik ve malzeme getirerek İngiltere’yi fethe çıktı. Yerel asilleri kendisine bağlılık yemini ettirdi ve yerlerine Norman aristokratları getirdi. İngiltere’nin her yanında hem Norman asillerini koruma hem de fethedilen topluma hükmetme vazifesi gören Norman kaleleri yükseldi. Roma İmparatorluğu döneminden bu yana İngiltere böyle mağlup edilip zaptedilmemişti. Galler, İskoçya ve İrlanda da Norman hakimiyetinden kaçamadılar. Bir kaç on yıl içinde hepsi fethedilecekti. Bütün bunlar sonucu, William’a tarih tarafından bilinen “Fatih” lakabı verildi.

Norman istilası, İngiltere’nin tabiatını değiştirmişti. Beş asır önce sona eren Roma döneminden bu yana Saxon hakimiyetinde olan ülke, Avrupa’nın geri kalanıyla temasa geçme konusunda bir ilerleme kaydetmemişti. 1066’da bu değişti. Sekizinci asırdaki Charlemange döneminden bu yana Fransa’da gelişmekte olan feodal düzen, İngiliz toplumuna uygulanarak, toplumun ve siyasetin temelini oluşturdu. İstiladan önce İngiltere, asillerden oluşmuş zayıf bir konfederasyon iken, artık gerçek bir krallıktı. Bu da ülkenin içişleri ve dışişlerinin tek bir bakış açısıyla yürütüleceği anlamına geliyordu. William’ın gerçekleştirdiği bu birleşme, birbirine düşman olan İskandinav ve Kuzey Avrupalı kavimlerin yaşadığı İngiliz adalarındaki birliğin kuvvetlenmesini sağladı.

William kendini kral ilan etti ve sonra da kendi feodalizm usülünü uyguladı. Geleneksel feodal sistemlerde asiller krala bağlılık yemini ederler ve onların altındakiler de asillere bağlılık yemini ederlerdi. Böylece birbirine düşman olacak farklı asilzade sınıfları ortaya çıkardı. İngiltere’de ise sadece kralın kendisi sadakat ve hizmetleri toprak vererek ödüllendirebilirdi. Böylece her zaman ulusal politikaların ana gücü ve odağı kendisi olurdu. Tek bir kişi tarafından elde bulunan güç, yönetimi merkezileştirdi ama aynı zamanda ileride yapılacak reformların da temelini attı. Kral John mutlak hükümdar olarak aynı şekilde davranmaya kalkınca, karşısında kendisine hasım olan ve Magna Carta’yı imzalamak zorunda bırakan bir asiller grubunu buldu. Sonuç olarak ileride oluşacak İngiliz anayasal sisteminin temeli de William’ın monarşisinin içinden çıktı. William, Norman hukuk sistemini beraberinde getirse de, bunu İngilizler’in Saxon yönetimi sırasında uyguladığı hukuk sistemiyle birleştirdi. Böylece İngiliz anayasa sisteminin temeli atıldı.
Norman İstilası’nın kısa vadeli sonuçları yıkıcı olmuşsa ve William amacına ulaşmak için kırsal kesimin büyük kısmını yoketmişse de, uzun vadeli sonuçlarında İngiliz ulusu doğmuş ve dünya tarihinin akışını değiştirmiştir.

Yazının kaynağı:
- 100 Decisive Battles: From Ancient Times to the Present - Paul K. Davis - Oxford University Press

Haritaların kaynağı:
- Cambridge Illustrated Atlas: Warfare in the Middle Ages 768-1487 - Nicholas Hooper&Matthew Bennet - Cambridge University Press
- Campaigns of the Norman Conquest - Matthew Bennet - Osprey Publishing
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://taktikstrateji.yetkinforum.com
bahar
ONBAŞI
ONBAŞI
avatar

Mesaj Sayısı : 10
Kayıt tarihi : 04/09/08

MesajKonu: Geri: 1066 Hastings Meydan Muharebesi   Cuma Eyl. 05, 2008 1:06 pm

bu savaş çok taktik içeren bir savaş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
bahar
ONBAŞI
ONBAŞI
avatar

Mesaj Sayısı : 10
Kayıt tarihi : 04/09/08

MesajKonu: Geri: 1066 Hastings Meydan Muharebesi   Cuma Eyl. 05, 2008 1:08 pm

yani bir de 1066 yılında yapılmış ok , kılıç ve mızraktan başka birde mancınık var
yani taktiksel açıdan karmaşık olabilir diye düşünüyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: 1066 Hastings Meydan Muharebesi   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
1066 Hastings Meydan Muharebesi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ASKERİ STRATEJİNİN TEK ADRESİ :: TAKTİK VE STRATEJİ ÜZERİNE :: TAKTİK VE STRATEJİ KOMUTANLIĞI-
Buraya geçin: